Türkiye’de siyaset! Bir çoban koyun hikayesi, çoban kim?
Mart 5th, 2008 Posted in SiyasetGeçenlerde Millet Meclisinde bir partinin olağan toplantısı var ve pek muhterem genel başkanları konuşuyor. Her konuda birinci derecede uzman olan bu genel başkan askeri, ticari, ekonomik ve bilimum bilim üzerine uzmanlık bilgilerini sıralıyor. Bu sırada ise partinin diğer üyeleri genel başkanlarına bakıp bakıp”işte bu adam bizim genel başkanımız, ne heybetli adam” der gibi bakıyorlar. Arada bir genel başkanın sesi yükseliyor, o sıraa uyuyan diğer üyeler uyanıyor ve genel başknın önemli bir şeyler söylediğini varsayarak başıyor alkışa, henüz ne söylendiğini anlıyamıyanlar ise etrafına” ne yapsam” der gibi bakıp başka yol bulamayınca da diğerlerini takip ediyor.
Bir başka grub ise bu yalakalıkların içinde en ön surada kendinden gayet emin bir şekilde dinliyor ve diğerleri alkışlarken ve” bak şu terbiyesizlere oturuyorlar, bir alkış bile vermiyorlar” der gibi bakışlara aldırmıyor. Ve malesef , bana göre örnek vekillerden oluşan, bu grub azınlığı oluşturuyor.
Burada eleştirmek istediğim şey, halkın seçtiği ve kendi iradesini teslim ettiği bu kişilerin kendilerinin bizzat iradeden yoksun oluşu ve yalaka oluşu. Ortada iradesini liderine teslim etmiş ve ne denilirse yapan bir koyun sürüsü. Vekillerin genel başkanlara bu kadar bağlı oluşunu ve partilerin toplu karar verme sürecini eleştiriyorum.
Koyun meselesine gelince; bence bu iradesiz kesim meclisin koyun sürüsünü oluşturuyor ama bu önden giden o kişilerin çoban olduğu anlamına gelmiyor. Malum koyunlar en önden giden koyunu takip ederler ve çoban da arkadan bu sürüyü idare eder. Ama gerçek çoban işini iyi yapmazsa sürünün gerçek lideri yine bir koyun olur, sonunu siz düşünün!
Peki çoban kim? Çoban halkın bizzat kendisi ve aydın dediğimiz kesimdir. Halk yönetilen olmakla birlikte kendisini bir koyun sürüsüne teslim edip kurdun ağzına da düşebilir, doğru kişileri seçip refah da görebilir. Kısacası her halk hakettiği biçimde yönetilir!
