Tanrım! Bizi kimler yönetiyor!
Ocak 22nd, 2008 Posted in Siyaset, FelsefeSon yazımda cumhuriyetten ve kendini yönetemeyem insanlardan ve bunlarla alakalı olarak da türban sorunundan bahsetmiştim. Tartışmaların iyice yükseldiği bu günler ne tesadüftür ki bir ekonomik krize denk geldi…
Geçenlerde bir televizyon kanalında türban tartışmasının nerden çıktığını, türbanı Türkçeye kimin soktuğunu ve ne anlama geldiğini anlatıyorlardı.
Türbanı türkiyeye getiren kenan evrenmiş ve bone benzeri bir şapkanın adıymış. Türbanı başörtüsünün yerini alsın diye getirmişler. mikrofonu kenan evrene veriyorlar ve yıllarca bizi yöneten o koca insan şu sözleri söylüyor:” Eğer kadınların saçı erkeklere günah olsaydı tanrı kadının saçını yaratmazdı!”
Bu sözler kısaca bana ” tanrım bizi kimler yönetiyor dedirtti.” Kendini bile yönetemeyen insanlar derken kastım buydu. Bu insanlar malesef önyargıları tarafından yönetiliyor ve dünyaya at gözlüğünden bakıyorlar. Bu mantığa göre allah kadının vajinasını da ya da göğüslerini de yabancı erkeklere haram kılmış, o zaman allah kadının göğüslerini, ya da vajinasını da yaratmazdı…
Kendilerinin inandıklarından, ya da doğru bildiklerinden başkasının doğru olabileceğini düşünemiyorlar, ve saygı göstermedikleri gibi kendi düşüncelerini empoze etmeye çalışıyorlar.
İmla hataları için özür, acele ve başka bir arkadaşın bilgisayarından yazıyorum.

One Response to “Tanrım! Bizi kimler yönetiyor!”
By ahmet mustafa şahin(answerahmet) on Oca 25, 2008
merhabalar son iki yazıyıda büyük bir sabır ve zamana sığdırarak okudum,ama ağır dilinden yada içeriğinden şikayetçi değilim yada yorumum bunlara yönelik değil.Bunlara yönelik değil diyorum çünkü doğru söylenmişe yada atılmış doğru bir imzanın üstüne illaki aslı gibidir damgası vurmanın bir anlamı yok…Türkiyemizin bu şartlarda saçmalık sayılabilecek kadar aşağıya indirgenmiş olan bu konu üzerine söylenen her söze kulak kabartmak biraz zor oluyor çünkü tabiri caizse her kafadan br ses çıkar bir hale geldi konu.Konunun boyutu da bu ölçüde farklılıklar gösterir bir hale geldi.Sebepler açık görünüyor olmalı ve bu sebeplerden dolayı bende fazla söz hakkına sahip olduğumu düşünmüyorum,tek düşüncem konuları gerçekten güzel bir seçimle ve dille gündemine taşıyan canım kardeşim ümit yaşar’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum yorum yapma konusunda fırsat tanıdığı için biz ziyaretçilerine ayrı olarak teşekkürlerimi sunuyorum…
Yapacağım fazla yorum yok dedim ama yine içim dolu bu konuda da o yüzden çekinmeden yazacağım bende can dostum ümit gibi;
-Türban mı yoksa Başörtüsü mü? Sorularına cevap aranırken hemen hemen her televizyon kanalında programlarda bu işin aslını ve özünü sanırım cevaplayabilecek olanlar annelerimiz,nenelerimiz işin özünde büyüklerimizdir.Bizler yada şimdiki Türkiye demek daha doğru,modern cevaplar bulmak ve simgelere sığdırabilmek için cevaplar arıyor.Fakat bilinenin özünden,kullanılanın doğrusundan saptırılmasına ne gerek var bunu bir türlü mantığa sığdıramıyorum.Demem o ki özümüzde var olanı kabullenmekte ve tabiri caizse kabuğumuzu kırıpta kabuğun dışına çıktığımızda kabuğumuzu beğenmez rollerine yatmamızın sebeplerini sorgulamamız gerekirken,anlamsız ve düzensiz bir siyasetin içerisinde bütün bu olup bitenlere köşede durmuş anlam yüklemeye çalışır bir halimiz var toplumca.Türban,Başörtüsü yada Yazma her ne isimle anılırsa anılsın,her ne ile simge edilirse edilsin,kim nasıl yorumlarsa yorumlasın,hangi toplum nasıl kabullenirse kabullensin işin özünde ve doğruluğunda inanç vardır,kabullenmemiz gerekir ve kabullenmeleri gerekir ki yeryüzünde hiçbir inancı nasıl,ne zaman,neden,kim,ne amaçla olduğunu hiç kimse ve hiçbir otorite sorgulayamaz.Oysa bizim ülkemizde devlet meselesi olmakla kalmadı gündemin,son zamanların en revaçta olan konusu haline geldi.Bunun çözümünü ben söyleyemem,sadece kendimce cevaplar bulur ve çözümler üretebilirim buda ülkenin yada siyaseti bu konu üzerine çıkmaza sokanların umurunda bile olmaz.
Söylenmiş sözlerin ve yapılmışlıkların üzerine söylemek istediklerimle beraber susuyorum ama şunu iyi tahlil etmek lazım,söylenenleri,konu edileni,üretilen çözümleri,insanları,niyetleri ve dünyayı o kadar iyi analiz etmek gerekiyor ki söylenecek her söz gerçekten ayrı bir anlam yada simge içeriyor olabilir o yüzden iyi bir tahlil ve analiz sonucunda cevaplar vermek,yorumlar yapmak lazım.umarım ülkemiz daha refah günler görür ve huzurla karışık mutlulukları her zaman hep beraber paylaşmaya devam ederiz…esenlikle kalın.