Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom
Şubat 11th, 2008 Posted in KitaplarSahne, Psikanalizin doğumu arifesindeki 19.yüzyıl Viyana’sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk.
Aktörler; Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrıyı öldürmüş. ‘Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır,’ diyor. Daha sonra ‘kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?’ diyecek. Ümitsiz.
Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca ‘ama’ pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer’in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor.
Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.
Konu;Ümitsizlik.
Birgün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé Nietzsche’den habersiz Breuer’e gelir. ‘Avrupa’nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin,’ der. Breuer Salomé’yi tekrar görebilmek umuduyla ‘peki’ der.
Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade… ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar…
Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere…
Breuer avrupanın en iyi doktorlarından biridir. Muhteşem bir sezgisi vardır ve bu onun tanı konusunda diğer tüm meslektaşlarından ayrılmasını sağlar. Bir çok ünlünün doktoru olmuştur ve bu ün Nietzsche nin sevdiği kadın olan Lou Salomenin ona yardım için başvurmasını sağlar. Lou nun kendine has yürüyüşü, gülümsemesi ve felsefesi bir anda Breuer in daikkatini çeker ve o da bu rüzgara kapılıp yardım teklifine hayır demez. Ama hasta nietzsche dir, konu ümitsizliktir ve breuer Nietzsche nin haber olmadan Nietzsche nin bu ümitsizliğini tedavi etmek zorundadır. Ayrıca onun bitmek tükenmek bilmeyen baş ağrıları, mide bulantıları, kusmalar, hazımsızlık,görme kaybı gibi fiziki hastalıkları da bulunmaktadır.
Lou Salome,Nietzsche’nin arkadaş çevresini kullanarak onu Breuer e fiziksel rahatsızlıklarından dolayı tedavi olması konusunda ikna eder. Nietzsche aşkının reddinden dolayı Salomeye karşı büyük kızgınlık duyduğundan dolayı bu işlerde salomenin parmağı olduğundan haberdar edilmez.
Breuer, nietzsche için bir tedavi planı hazırlamıştır. Öncelikle onun fiziki rahatsızlıklarını anlayacak daha sonrada onun ümitsizliğinin sebebini anlamaya çalışacaktır. Zira Nietzsche felefesi gereği sorunlarını başkaları ile paylaşmayı bir zayıflık olarak görmekte bu konuda pek katı bir tutum sergilemektedir.
Tedavi süreci başlar, Dr. Breuer, Nietzschenin migren ve buna bağlı bir çok hastalığı taşıdığını anlar ve buna bağlı tedaviyi uygulamaya başlar. Ama bu arada Nietzschenin ümitsizliği konusunda ondan tek kelime bile alamamışıtr. Nietzschenin üstün zekası onu her zaman mat etmiş , her yaptığı teşebbüs sonuçsuz kalmıştır. Hatta sonunda nietzsche tedaviyi bırakıp gitmeye karar verir. Burada Breuer son hamlesini yapar; Nietzsche’den kendi ümitsizliğine çare bulmasını ister. Karısı ile arası iyi değildir ve daha önce tedavi ettiği bir hastası aklından çıkmamaktadır. Sürekli onu düşünmesi evi ve çocukları ile ilgilenememesi hayatını iyice zorlaştırmıştır. Bunları Nietzscheye anlatır ve ondan bu duruma bir çare bulmasını ister. Böylece onunla daha çok zaman geçirecek, onun sorunlaeına ortak olacak ve onun ümitsizliğini tedavi edecektir.
Nietzsche Breuerin bu teklifini kabul eder. Bir kliniğe Eckart Müller takma adıyla yerleşir. Burada Breuer onun migreni ile ilgilenirken o da görünüşte onun ümitsizliğini tedavi edecektir. Ama ikisi de birbirlerini kandırdıklarının farkında değildirler…..
