Afrikalı Leo | Amin Malouf
Mart 10th, 2008 Posted in Kitaplar1488’de Endülüs devletinin başkenti granada da başlayan Fas, Tunus, Mısır, İstanbul ve Roma’ya kadar uzanan bir yaşam hikayesi. Hayat hap çöküşleri görmüş ve gittiği her yerde bir yıkımın olduğu bir yaşam hikayesi. Bu Afrikalı leo’nun yani hasan ibn muhammedin yaşam hikayesi. Bir berber tarafından sünnet edilmiş, bir papa tarafından vaftis edilmiş ünlü gezginin hikayesi
Hasan ibn Muhammet 1488’de Endülüs’ün başkenti granada doğar. Ve ilk yıllarda Endülüs devletinin yıkılışına şahit olur. Doğduğu şehir düşmanların eşine geçer. Babası Muhammedin büyük inadına rağmen Fas’a göçmek zorunda kaldılar. Fas’ta yerleşik bir hayat sürer ve iyi bir eğitim alır. Küçük yaşta kuranı ezberler ve çevresindeki çocuklardan zekasıyla ayrılır. Medrese eğitimi alır ve kendini yetiştirir. 18 yaşına geldiğinde ilk yolculuğuna hazırdır. Dayısı Halil ile birlikte çıktığı ilk yolculuğunda büyük başarı kazanır. Kendisine Hiba adında genç ve güzel bir köle hediye edilir. Yolculuğun sonuna doğru dayısı ölür ve vasiyet olarak hasanın kendi kızı Fatma’yla evlenmesini yazar. Hasan bu arada yolculuğun geri kalanında kervanıda kendisi yönetmek zorundadır. Zor da olsa bu işi başarır ve kervanı sağ salim yerine ulaştırır. Dayısının kızı Fatma’yla evlenir bir kızı olur ve karısı ikinci doğumunda ölür. Bir gün bir ticaret kervanına katılır ve talihinin yardımı ile çok zengin birisi olarak geri döner. Çevresinde sayılan sözü dinlenen biri olmuştur. Ancak bir sebepten dolayı sultan onu sürgüne gönderir. Bir kervan kurar ve güzel kölesi Hibayla birlikte yola çıkar. yolda kervan bir fırtınaya yakalanır ve herkes ölür. Hasan ise kölesi Hiba sayesinde hayatta kalır. Ancak her şeyini kaybetmiştir. Hibanın köyüne giderler ve Hiba kendisini özgür bırakması karşılığında hasana yüklü bir para bulur. Hasan yeniden yola düşer.
Uzun gezmelerden ve yollardan sonra hasan (leo) kendini kahirede bulur. Orda sultan selimin şehzade Alaaddin in dul karısı çerkez sultanla tanışır. Ancak onun oğlu Beyazıtı o sırada kahire yi ele geçiren yavuz sultan selimden korumak zorundadır. Çerkez sultanla evlenir ve ondan bir kızı olur. Onunla birlikte Beyazıtı korumak için çıktığı bir yolculuk sırasında vatikan tarafından tutuklanıp papaya götürülür.
Ve böylece İtalya yaşamı başlamıştır. orada Latince Türkçe öğrenir ve oradakilere Arapça ve İbranice öğretir. Ayrıca kendisi hristiyanlıkla ilgili tüm bilgiler öğretilir. Bir süre sonrada papa tarafından vaftis edilip Geovanni Leo de medici adını alır. orada çok saygın bir yaşam sürmeye başlar. Papa adına elçilikler yapar. ancak papa ölür ve yerine başka bir papa gelir. Ve onu eleştirdiği için hapse atılır. Bir süre sonra o papanın yerine celementis geçer ve ilk işi leo yu çıkartmak olur. Ancak o sırada ortalık karışıktır. batıdan Japonya imparatoru İtalya’ya saldırır ve tüm şehirleri yerle bir eder. Leo eski bir öğrencisi hansın yardımıyla papanın aracılığıyla evlendiği mandalena ve oğlu Guiseppe yi de alarak Tunus’a doğru yola çıkar.
KİTAPTAN NOTLAR
Bedevi bir kadına bir gün hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar. Kadın şöyle yanıt vermiş:Hasta olanı iyileşene kadar, en küçüğünü büyüyene kadar, yolda olanı eve dönene kadar.
Varsıllık ve güç sağduyunun düşmanıdır. Bir buğday tarlasında kimi başakların dik durduğunu kimilerininse boyun büktüğünü görmüyor musun? Dik duranları içi boştur. Öyleyse alçak gönüllüğünü elden bırakma.
Afrikalı leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bir yaşam hikayesi. Bir berberin sünnet ettiği, bir papanın vaftis ettiği Hasan ibn Muhammet el vezzan ez zeyyeti giovenni leo ne de Medici, leo Africanus yani Afrikalı leo’nun öz yaşam öyküsü

One Response to “Afrikalı Leo | Amin Malouf”
By Ümit Yaşar on Mar 11, 2008
Afrikalı Leo’nun yazarını yeni tanıdım.Okuduğum ilk kitaplarından biri Leo. Bana göre kitabın kahramanı inandığı değerlerin ardında pek duran biri olarak gelmedi. Çok rahat, bir yaşam kurgulanmış bay kahramanımız için. Müselman bir ailede doğmuş, göçler ve ticaret dolayısı ile çeşitli kültürlerden etkilenmiş, gittiği bir kaç yerde evlenmiş, çocukları olmuş,geride bıraktığı ailesi için pek kaygılanmamış, sonra da gitmiş roma’nın en ünlü din adamlarından olmuş. Bunları yaparken bir insanın yaşayacağı iç çatışmaları hiç yaşamamış. Bu yönü ile yüzeysel bir kişilik. Yani gerçekçi değil. Sonunda verilen mesaj evlere şenlik. Birisi seni bir dine bağlanmaya davet ederse Allah’ın arzı geniş de!!