Ümit Yaşar Kişisel günlüğü

Archive for the ‘Felsefe’ Category

Savaşın ama dünyaya zarar vermeyin!

Pazartesi, Nisan 7th, 2008 Posted in Felsefe | No Comments »

Haklısınız böyle bir başlık olmaz, savaşın ama dünyay zarar vermeyin, bu nasıl mümkün olabilir! Hem savaşmak hem de dünyaya zarar vermemek. Ama malesef gördüklerim bu sözleri söyleyecek kadar ümitsizliğin içinde olduğumu gösteriyor. Bu sözden neler çıkar? Bu sözden savaşın durdurulmasının mümkün ...

Mevlana’nın vasiyeti

Cumartesi, Şubat 9th, 2008 Posted in Felsefe | No Comments »

Mevlanayı bilmeyenimiz yoktur. Varlığıyla, bizim topraklarımızda yaşamış olmasıyla, yazdıklarıyla övünürüz. Ama ne yazık ki içimizde onun yazdığı kitapları okuyan çok azdır. Malesef ben de bunlardan biriyim. Ama küçük de olsa bir aşama kaydettim ve geçenlerde Mevlananın Mesnevisini satın aldım. Kitabın ...

Müzik dinlemek güzel, siz onu konrol ettiğiniz sürece!

Perşembe, Ocak 31st, 2008 Posted in Müzik, Felsefe | No Comments »

Okul, sınav ve sonasında gelen tatil... Yaklaşık iki haftadır internete gireiyorum. Bu süre içinde sınavlar sonuçları açıklanı ve iki dersten kaldığımı öğrendim. bu yüzden bu ilk yazımın küfülerle dolu olması ve A.kesen adlı hoaya özellikle hakaretler olması pek anormal sayılmazdı. ...

Tanrım! Bizi kimler yönetiyor!

Salı, Ocak 22nd, 2008 Posted in Siyaset, Felsefe | 1 Comment »

Son yazımda cumhuriyetten ve kendini yönetemeyem insanlardan ve bunlarla alakalı olarak da türban sorunundan bahsetmiştim. Tartışmaların iyice yükseldiği bu günler ne tesadüftür ki bir ekonomik krize denk geldi... Geçenlerde bir televizyon kanalında türban tartışmasının nerden çıktığını, türbanı Türkçeye kimin soktuğunu ve ...

Azla yetinmek! Çokla yetiniyor musunuz?

Perşembe, Ocak 10th, 2008 Posted in Siyaset, Psikoloji, Felsefe, Genel | No Comments »

Aza kanaat etmek, çok için aç gözlü olmamak, başkasının malına kötü gözle bakmamak. Bunlar hep iyi erdemler olarak öğretildi. Ve aslında öylede. Bugüne kadar malesef bu tutumların bir hayrını görmedim. Çünkü biz azla yetindikçe bazıları çokla yetinmeyi bilmiyor ve olan ...